DİSK/LİMTER-İŞ SENDİKASI TUZLA-İSTANBUL/TÜRKİYE
KURALSIZLIĞA VE YASA DIŞILIĞA SON VERİLSİN
İŞİMİ İSTİYORUM
DİSK/Limter-İş Sendikası’nın Yönetim Kurulu Üyesiyim.
16 aydır DEARSAN Tersanesi bünyesinde taşeron olarak iş yapan POZİTİF firmasında çalışmaktaydım.
10.09.2008 tarihi itibariyle yasadışı bir şekilde işime son verildi.
İşten atılma gerekçemi aşağıda izah edeceğim. Ancak bir şeyin altını çizmek istiyorum; tersanelere onca müfettişler, bakanlar, başbakan ve milletvekilleri gelip gitmesine ve birçok demeçler verilmesine rağmen, taşeronların ve tersane patronlarının yasa dışılık ve keyfilikte bu kadar pervasız olmalarına anlam vermekte zorluk çekiyorum. Yoksa olup bitenler kayıkçı dövüşünden mi ibaret?
Tersanelerde hala tersane patronlarının iki dudağı arasından çıkan sözler kanun olmaya devam ediyor. Bu keyfiliğe ne zaman son verileceği ise hala meçhul. Bu keyfilik sadece Dearsan tersanesine mahsus değil. Hemen hemen bütün tersanelerde hakkını arayan, itiraz eden neredeyse tüm arkadaşlarımız tehdit ediliyor ya da işten atılıyor. Zaten tersanelerde kuralsızlık daha işe giriş yapılırken başlıyor. Neredeyse tüm taşeronlar işe giriş yapan işçi arkadaşlarımıza önceden “bütün haklarımı aldım” yazılı kâğıtları imzalatıyorlar. İmzalanmadığı koşullarda ise iş başı yapmaları mümkün olmuyor.
Benim işten atılma gerekçem ise yukarda izahını yapmaya çalıştığım tersaneler gerçeğinin bir kere daha gözler önüne serilmesinin izahından başka bir şey değildir.
İşten atılma gerekçem olarak:
1. İş akdi sözleşmesi adı altında çalışanlara sürekli imzalatılan ve ödenmeyen “genel tatil ve ulusal bayram ücretlerim dahil geriye kalan… YTL nakden aldım. Döneme ilişkin hiçbir alacağım kalmayan işvereni ibra ve hesap pusulasının bir nüshasını aldığımı beyan ederim” şeklindeki belgeyi imzalamamam.
2. “20 Ağustos 2008 tarihinde Dearsan tersanesinde iş kazasına maruz kalan Ali Alemdar arkadaşımın kaza haberini sendikama bildirmem ve sendikamızın internet sitesinde yayınlanması, ayrıca konuyla ilgili gazetelerde haber yapılmasıdır.
Soruyorum: bu gerekçelerin hangisi 4857 sayılı iş yasasında iş işten çıkarılma nedeni olarak gösteriliyor. Tam tersine iş yasası bu kadar kıytırık ve sudan gerekçelerle bir işçinin işten atılamayacağını emreder.
Tabiî ki ben işten atılma gerekçemin bunlar olmadığını biliyorum. Esas neden sendikalı olmam, haklarımı bilmem ve dolayısıyla yasa dışılığa, kuralsızlığa, keyfiliğe karşı olmam ve işçi arkadaşlarımı yasal hakları noktasında aydınlatmamdır.
Tersane patronları ve taşeronların aynı saldırılarına maruz kalan on binlerce tersane işçisi sesini çıkaramıyorsa, boyun eğmek zorunda kalıyorsa, bugün benim maruz kaldığım işten atılma korkusundan dolayıdır.
Onlar istiyorlar ki tersaneler kapalı kutu olarak ve adeta bir askeri bölge gibi kalsın. Tersanelerde olan kuralsızlık, iş kazaları, iş cinayetleri kamuoyuyla paylaşılmasın.
Bu olay bir kere daha göstermiştir ki örgütsüzlük devam ettiği müddetçe tersane patronları ve taşeronların yasa dışılığı, keyfiliği ve kuralsızlığı devam edecektir.
Dolayısıyla tersaneleri bir köle pazarı olmaktan çıkarmak için tersane işçilerinin mutlaka DİSK/LİMTER-İŞ sendikamızda örgütlenmeleri gerekir.
Sendikam ve ben bu zamana kadar olduğu gibi haksızlıklara boyun eğmeyeceğimizi özellikle anayasal hakkımız olan sendikal haklarımızdan vazgeçmeyeceğimizi belirtmek istiyorum.
Ben işime geri dönmek istiyorum. Tersanelerde kuralsızlığa yasa dışılığa ve keyfiliğe karşı işim ve onurum için sonuna kadar direneceğim.
Tersanenin ve taşeron firmanın bir an önce bu yasa dışılığa ve keyfiliğe son vermesini istiyorum.
Tersanelerde kuralsızlığa son verilmesi ve işime geri dönmem için çalışma bakanlığının müfettişlerinin bir an önce harekete geçerek bu adaletsizliğe son vermesini istiyorum.
Tersane patronları ve taşeronların iki dudağı arasından çıkan sözlerin kanun olmasını istemiyoruz
—KURALSIZLIĞA YASADIŞILIĞA VE KEYFİLİĞE SON
—ADALET İSTİYORUM
—ÇALIŞMABKANLIĞINI GÖREVE DAVET EDİYORUM
—İŞİME GERİ DÖNMEK İSTİYORUM
Write a comment
For more secure employment, against precarious work
The EMF Collective Bargaining Policy Conference 2009 launched the 2nd Common Demand:
“For more secure employment, against precarious work”,
which will be included in the collective bargaining demands of all its 75 affiliated trade unions and in future collective bargaining rounds throughout Europe over the next four years.